20. yüzyılın en önemli adımlarından birisi olarak kabul edilen e-ticaret, milyonlarca kişinin kullandığı, etkileşimin en yüksek olduğu ağ olarak kabul edilmektedir. Ülkemiz dünyadaki e-ticarette 9. Sırada yer almaktadır.

Milenyum ile birlikte Türkiye’de bu alan aktif olarak kullanılmaya başlanmış 2010’dan sonra zirve yapmıştır. Ülkemizde her iki kişiden biri sanal ticaret deneyiminde bulunmakta ve her dört kişiden birisi de sık sık kullanmaktadır. 2011 yılında bu pazarda dönen miktar 18 milyar lira iken geçtiğimiz yıl 32 milyar lira gibi rakamlara ulaşmıştır. Resmi kayıtlarda bu rakam tabii ki daha düşük görünmektedir. Ülke nüfusumuzun yarısı internet kullanımı konusunda bağımlı kabul edilebilir. Bu oranlara bağlı olarak sanal ticaretin ne kadar güçlü olduğunu algılamamız çok da zor olmasa gerek.

Ticaret pazarında aktif rol alan dünyanın ve ülkemizin en büyük markaları da bu pazarda etkin olmak adına çalışmalar yapmaktadır. Her büyük markanın kendisine ait bir e-ticaret sitesi olduğunu söylememiz yanlış olmaz. Hatta şöyle ki markaların gelir yüzdelerine bakınca elektronik ticaretin genel satış paylarına oranı %42’lerde bulunmaktadır, bu da neredeyse satışların yarısının internetten yapıldığının ispatıdır. Teknoloji, giyim, aksesuar, kozmetik, araç gereç, hizmet vb. gibi hemen hemen her alanda e-ticaretin varlığı görülebilmektedir. Artık insanlar hizmetlerini dahi online ortamlarda sunmaktadır.

E-Ticaret’in bu kadar büyümesindeki etkenlere bakacak olursak da; gelişen ürün çeşitlilikleri, kalite ve fiyat ortalamaları, zamandan kazanç, sanal etkileşimin ve sosyal platformların yüksek kullanım oranları ve güven sorunları gelmektedir. Aradığınız ürünü bulabileceğiniz binlerce e-ticaret sitesi mevcutken, rahat rahat fiyat araştırması yapabiliyorken bu pazarı tercih etmemek mümkün değil.

E-ticaret hayatına girmek isteyenlere de bazı tavsiyeler vermemiz gerekir. Bunların en önemli noktası mevcut pazarda, fiyatta ve kalitede rekabet edebilmektir. Müşterilere daima sorunsuz ve güvenilir bir hizmet vermelisiniz. Ürünününüz dilediği kadar uygun fiyatlı ve kaliteli olsun, hizmetiniz yavaş ya da kötüyse bu pazarda ayakta kalmanız mümkün değil. Doğru bir kurumsal yapı ve güvenilir bir web sitesi hazırlayarak bu alanda hizmet vermeye başlamanız uygun olacaktır. Tabii ki tüm bunlara uygun olmakla da yetmiyor iyi bir konuma gelmek, sosyal ağlarda ve arama motorlarında reklamlarınızın bulunması, müşteri destek sistemlerinizin olması, hediye seçeneklerinin sunulması, viral reklamlar hazırlanması gibi noktalar projenizin ön planda olması için önemli kriterlerdir.

Biraz tüm bu anlattıklarımıza somut örneklerle yaklaşalım. Bir mağazanız var diyelim. Kaç çalışanınız var, mağazanınız kirası ve standart giderleriniz ne kadar, bire bir müşteri ile diyaloglarınız ne kadar kolay, kaç kişiye ulaşabiliyorsunuz, ne kadar reklam yapabiliyor ya da hedeflerinize ne kadar yaklaşabiliyorsunuz? Genel bir hesap yapın ve ticaretin ne kadar zor olduğunu düşünün. Sanal ticarette ise olaylar daha net olabiliyor. Mağazanızı açmanız, yıllık kiranız, çalışanlarınızın iş modelleri, satışlarınızın standardizasyonu gibi noktalarda çok daha rahatlatıcı olacaktır. Bin kişiye değil milyonlara ulaşma şansınız var. Bu bir fırsattır ve doğru yaklaşımla kazanca dönüştürülebilir.

Son olarak ise e-ticaret kullanıcılarına bazı tavsiyelerimiz olsun. En önemli husus güvenliktir. Asla güvenmediğiniz bir yerden alışveriş yapmayın. Mümkün olduğunca kredi kartı bilgilerinizi 3D Secure yoluyla girin. Düşük fiyat diye aldanmayın, geçmiş müşteri yorumlarını inceleyin, markaların orjinalliğini sorgulayın, kargo ve iade detaylarını inceleyin. Faturasız bir alışverişte bulunmayın ve yaşadığınız en ufak sorunda yetkiliye ulaşın, cevap alamazsanız tüketici mahkemeleri size yüzde yüz çözüm sağlayacaktır.

Ticaret, dürüst ve başarılı olanların elinde olduğu sürece kalkınmak bir o kadar kolay ve keyif vericidir.